ErkanAydın.com yenilenen arayüzüyle yayına devam ediyor. Facebook ve Twitterdan takiplemeyi unutmayın!
ÜLKEMİZDEKİ MESLEKİ EĞİTİMİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI Yurt çocuklarını toplumsal ve ekonomik alanlarda etkin ve verimli kılabilmek için gerekli olan ön bilgileri iş üstünde öğretmek yöntemi, eğitim ve öğretimin ana kuralı olmalıdır. Mustafa Kemal Atatürk Bir ülkenin teknolojik, ekonomik, kültürel ve medeniyet alanında ilerlemesi hep eğitime bağlıdır. Eğitim milletlerin bel kemiğini oluşturan en önemli unsurlardan birisidir. Eğitim olmadığı veya yanlış bir eğitim sisteminin uygulandığı yerlerde ise bel kemiğinden yoksun bir iskelet sistemi vardır ki her an yıkılmaya mahkûmdur. Meslek, insanlara yararlı mal ya da hizmet üretmek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, belli bir eğitimle kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, kuralları toplumca belirlenmiş etkinlikler bütünüdür. Mesleki ve teknik eğitim; toplumsal hayatın her alanında ihtiyaç duyulan mesleklerde kalifiye teknik elemanlar yetiştirilmesi için gerekli bilgi ve becerilerin verildiği eğitimdir. Mesleki ve teknik eğitimin amacı, toplumun hedefleri ve iş çevrelerinin talepleri doğrultusunda bireylere belirli bir mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve uygulama yeterliliklerinin…
Allah, ölmekte olan canları alır, ölmeyenleri de uykularında (bedenlerinden alıp kendilerinden geçirir); sonra Ölümüne hükmettiğini yanında tutar, ötekilerini de belli bir süreye kadar salıverir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır. (Zümer: 59/42) – Kişiye ve onu şekillendirene, 8- Sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene andolsun ki, 9- Kendini arıtan saadete ermiştir. 10- Kendini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır. Nefis kelimesinin yalınkat kökeni olan n-f-s, her ne suretle olursa olsun havanın çıkışına delalet eder. Rüzgar için de, soluk için de geçerlidir. Teneffüs, soluğun göğüsten çıkmasına denilir. İnsanı rahatlatan rüzgara da aynı isim verilir. Hadisteki “Rüzgara sövmeyiniz, çünkü o Rahman’ın nefesindendir” ifadesindeki nefes bu türdendir. İşte bu kökten türeyen nefis, lügatte ilkin kan manasına kullanılmış. Hayızlı kadına “nüfesâ’”, lohusalığa “nifas” denmesi bu yüzden. Kan, canlılığı temsil ettiği için, can ve hayat manasında, bunu sağlayan ve manevi hayatın kaynağı olan “ruh” ve maddi hayatın kaynağı olan…
Kudretiyle can yaratan, hikmetiyle dilde söz yaratan, Allâh’ın adıyla başlıyorum. O, kullarına acıyan, düşenlerin elinden tutan bir efendidir; bol bol verir, hatâları bağışlayan, özürleri kabul eden bir kerîmdir. Öyle bir büyüktür ki; O’nun kapısından baş çeviren insan, hangi bir kapıya gitse izzet bulamaz!. Buyruğuna karşı gelenleri hemen cezalandırmaz; özür dileyenleri, zâlimâne kovmaz. Kullarının günahlarını görür. Fena bir işinden dolayı bir kuluna gazâb edecek olsa, kul tövbe edince o işin üzerine kalem çeker. Birisi babasına karşı gelse, şüphe yok ki, babası ona çok kızar, birisi akrabasından memnun değilse, onu yanına uğratmaz; köle emredilen işi süratle yapmazsa efendisi ona hakaret eder; arkadaşlarına karşı şefkat göstermezsen senden bir fersahlık yere kaçarlar; askerler vazifelerini yapmazsa kumandan onları ağır cezâya uğratır; fakat yerlerin, göklerin sahibi olan yüce Allâh, isyân eden kullarına rızık kapısını kapamaz. O’nun ilim denizine nisbetle, iki cihan bir damla su gibidir. Her günahı görür, fakat hilm ile örter. Yeryüzü O’nun umûmî sofrasıdır….
İSLAM ÜMMETİ VE İSLAM MEDENİYETİ M. Selman MALKOÇ / Eyüp Vaizi Hz. Halid (Eyüp Sultan) Camii / 06 Ekim 2006 Cuma İslam Ümmeti bugün, düşmanların saldırısıyla, çeşitli tehditlerle ve tehlikelerle karşı karşıyadır. Durumunu düzeltecek, güven ve huzurunu yeniden kazandıracak, kendisine izzet ve üstünlük yolunu açacak, kurtuluş ve saadete götürecek etkenlere muhtaçtır. Bunun için, kendine has özellikleri gözden geçirmelidir. Bunlar olmadan mutluluk ve kurtuluş olamaz. İslam Ümmeti’nin Özellikleri: * Bu ümmetin sahip olduğu en büyük özellik, saf tevhid inancını ve eksiksiz imanı sağlaması, Allah’a boyun eğmesi, her işinde O’nun emrine ve yasağına uymasıdır. Hayatın her alanında Allah’a ve Peygamber’e teslim olmasıdır. “De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (6/Enam/163) “İman edenler ve imanlarını zulüm ile karıştırmayanlar var ya! İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır.” (6/Enam/82) * Âlemlere rahmet olarak gönderilen peygamberin ümmetidir. En hayırlı ümmettir ve insanlar üzerine şahit kılınmıştır. Sahip olduğu…